Yeni dönemde Özbekistan’ın ekonomik ve jeopolitik stratejisi:’Açık Denizlere Ulaşma’ projesi

 

Dünya üzerinde kırk dört devletin denize kıyısı bulunmuyor. Bu devletlerden sadece ikisi denize çıkış için birden fazla komşu ülkeye bağımlı. Özbekistan ve Lihtenşteyn. Başka bir değişle Özbekistan, kendi ülkesel yetki sınırları dâhilinde denize doğrudan çıkışı olmayan bir devlet. Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev döneminde ülkenin denizlere ulaşılması noktasında alternatif rotalar üzerinde çalışılıyor. Bu konuda ülke yönetiminde birbirini izleyen birçok adım atıldı. Amaç Özbekistan’ın sıkışan coğrafyasında ticari ve ekonomik özgürlüğüne kavuşturmak. Stratejinin diğer ayağında jeopolitik denklem var. Bölgesinde güçlü bir proxy gücüne sahip Özbekistan denizlere ulaşarak bir anlamda dünya jeopolitiğinde özgürlüğüne kavuşmak istiyor. Ülkenin yeni dönem deniz stratejisini bu alanda çalışmaları ile adından söz ettiren Dumlupınar Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr.Hakan Arıdemir, yorumladı. Özbekistan’ın deniz stratjesindeki kilometre taşlarını Arıdemir portalımızın takipçileri için ayrıntıları ile analiz etti. İşte o yazı…

Her ne kadar Özbekistan bir zamanlar dünyanın üçüncü büyük gölü olan ve Aral Denizi diye de bilinen Aral Gölü’ne kıyısı olan bir devlet olsa da bu durum onun açık denizlere ulaşmada coğrafi açıdan elverişsizliğini değiştirmemektedir.

 

UZUN YILLAR RUSYA KORİDORUNU KULLANDI

Özbekistan uzun yıllar Rusya üzerinden açık denizlere ulaşırken son yıllarda yeni ticaret rotaları elde etme hedefi içindedir. Böylelikle Rusya rotasının hakim etkisinin kırılmasının yanında yeni pazarların bulunması ve pazarlık gücünün de artırılması amaçlanmaktadır. Aralık 2017’de devlet başkanı Mirziyoyev, 2018-2022 yılları için ticarî malların taşınmasında “dış ticaret yollarının çeşitlendirilmesi programı”na onay vererek bu hedef doğrultusunda çalışılmasının önünü açmıştır.

DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜNE ENTEGRE ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRÜYOR

Son dönemde Özbekistan’ın Dünya Ticaret Örgütü’ne üyelik çalışmalarının başlaması, AB dahil çeşitli entegre kuruluşlarıyla ilişkilerin artması, komşu ülkelerle ulaşım hatları konusunda ortak çalışmaların yapılması, Afganistan’da çatışmaları sonlandırmaya yönelik çalışmalara aktif katılım, Pakistan ve Hindistan ilişkilerine verilen önem açık denizlere ulaşım hatları konusundaki belirlenen hedeflere uygun dış politika yürütüldüğünü ortaya koymaktadır.

 

Özbekistan’ın Hazar Denizi-Karadeniz bağlantısı üzerinden açık denizlere ve limanlara ulaşması için SSCB’den miras kalan demir ve karayolu altyapısı, Rusya rotasının en önemli avantajını oluşturmaktadır. Yine Rusya’nın önemli bir ticari ortak olması ve 3 milyonu aşan Özbek göçmen işçilerinin Rusya’daki varlığı ve bu işçilerin Rusya’ya ulaşmak için havayolunun yanı sıra  demir ve karayollarını aktif kullanması bu rotanın önemini artırmaktadır. Bu rotanın iyi işlemesi ise Rusya’nın yanısıra Kazakistan ile iyi ilişkiler kurulmasını gerektirmektedir.

 

İRAN HATTI ÖNEM KAZANIYOR

Türkmenistan-İran üzerinden Basra Körfezine ve Hint Okyanusuna ulaşma hedefinde olan ve özellikle İran ile transit kargo taşımacılığı konusunda yapılan anlaşma ile bu rotayı da kullanacak olan Özbekistan, açık denizlere ulaşma konusunda başarılı bir girişim gerçekleştirmiştir. Türkmenistan-İran arasındaki ulaşım konusundaki işbirliği, İran rotası açısından ise Özbekistan-Türkmenistan ilişkilerini daha önemli hale getirmekte ve Mirziyoyev sonrası iki ülke arasındaki olumlu hava İran rotasının işlemesi açısından ümit vadetmektedir. Yine Afganistan üzerinden İran’a açılmak için demiryolu hattı başta olmak çeşitli girişimler devam etmektedir.

 

Güvenlik açısından tehlikeli olması sebebi ile Afganistan üzerinden yeni ulaşım rotalarının geliştirilmesinin zorluğu, Özbekistan’ın hareket sahasını sınırlamakla beraber bölgesel güvenliğin sağlanması için Özbekistan’a  önemli bir rol yüklemektedir. Bu sebeple ulaşım konusundaki sınırlılıklarını aşmak için bölgesel barışın sağlanmasına ihtiyacı olan Özbekistan, mevcut sorunların çözümüne ve bölge güvenliğini artırıcı çalışmalara büyük önem vermektedir. Özbekistan açısından komşu Afganistan, İran rotası için gerekli olduğu kadar Pakistan ve Hindistan’a ulaşmak için de kilit bir ülkedir. Afganistan’da kalıcı çözüm arayışlarına katkıda bulunması ve Hindistan, Pakistan ile ilişkilerinin artmakta olması Özbekistan’ın açık denizlere güney ulaşım rotalarından umudunu kesmediğini göstermektedir.

 

Bölgesinde Rusya’nın ekonomik gücünü kıran Çin’in Batı pazarına ulaşmak için yaptığı girişimler, Özbekistan’ın aradığı fırsatları sunmaktadır. Rusya’nın ekonomik hegomenyasının kırılması yeni fırsatlar oluşturmakla beraber bu defa Çin’in bölgedeki varlığı güçlenmektedir. Ancak özellikle Özbekistan’ın açık denizlere ulaşma çabası ile Çin’in Batıya açılma politikasının uyuştuğunu söylemek mümkündür. Türkiye gibi Kuşak-Yol projesinin Orta Koridor olarak adlandırılan kısmında bulunan Özbekistan bu proje sayesinde Batı ile arasındaki coğrafi engelleri aşabilecektir. 900 km olan Çin-Kırgızistan-Özbekistan karayolunun da aktif hale gelmesi büyük bir heyecana yol açmıştır. Karayolu dışında demiryolu bağlantısınında kurulmasına yönelik çalışmalar meyvelerini vermeye başlamıştır. Azerbaycan, Gürcistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Özbekistan yetkililerinin katılımıyla 19-20 Aralık 2019 tarihinde Taşkent’te yük taşımacılığının geliştirilmesi konulu toplantıda alınan kararlar ekseninde Ocak 2020’de Kırgızistan’dan ilk yük trenlerinin Özbekistan üzerinden Batum’a ulaşması bu koridorun işlerliğini deneme şansı sunmuştur. Önümüdeki dönemde Özbekistan’ın bu hattı yoğun kullanması beklenmektedir.

 

YENİ DÖNEM JEOSTRATEJİSİ

Asya’nın kalbinde yer alan Özbekistan, coğrafyanın sınırlılıklarını aşmaya çalışmaktadır. İki ülke üzerinden denizlere inmek zorunluğunun bulunması öncelikle komşularla daha sonra ise denize sınırı olan ikinci ülkelerle iyi ilişkilerin kurulmasını gerektirmektedir. Yine bölgesel güvenliğin yanısıra ikinci ülkelerdeki istikrar da Özbekistan açısından önemli hale gelmektedir.

 

Sonuç olarak Özbekistan bir yandan açık denizlere ulaşım rotalarını farklılaştırmaya çalışırken diğer yandan da uluslar arası ticaret için gerekli mal-hizmetlerin çeşitliliği ve kaliteli üretimi de artırmaya çalışmaktadır. İhraç ürünlerinin çeşitlendirilmesi, yüksek teknolojiye dayalı ürün üretimi gibi konularla da çalışmalar yapmaktadır. Bu çalışmalarla birlikte ulaşım konusundaki sorunların çözülmesi ile beklenen refah artışının sağlanması mümkün olabilecektir.

 

Dr.Hakan ARIDEMİR

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir